SPORDA İLKYARDIM  
Sahada Bulunması Gerekli Gereçler
Spor Karşılaşmalarında İlkyardım
Spor Sahalarında İlkyardım ve Öntedavi Yöntemleri
Spor ve Sakatlıklar
Yaralanmalarda Soğuk Uygulama

 

SAHADA BULUNDURULACAK İLK YARDIM GEREÇLERİ

Spor sahalarında yapılacak ilk yardım ve acil yardım önemlidir. Bu nedenle yaşam desteğini sağlayacak personel ve malzemenin organizasyonu yapılmış olmasıdır.

İdeal olan ; spor karşılaşmalarında acil yardım ekibinin ileri yaşam destek ambulansıyla beraber hazır bulun durulmasıdır. Ambulans yoksa havayolu ve diğer ileri yaşam desteği malzemesi spor kompleksi içinde hazır tutulmalıdır.

Spor kompleksinde bulundurulması gereken temel ekipman tipik bir siyah hekim çantasından farklıdır. Örneğin akciğer acilleri için; balon, valf, maske, değişik boylarda endotrakeal tüpler, oral havayolu gereçleri, oksijen tüpü, şırıngayla beraber iğneli kateter, bladeli larengoskop, beta antogozist inhaler v.b.

Dolaşım desteği için; I.V. kateterler (branil), %5 dekstroz solusyonu (plastik torbada), normal salin ve ringer laktat, ekseri anti şok pantolon ve defibrilatör aracı.

Nörolojik ve ortopedik malzemeler; havalı ateller, alçı ve tel ateller, boyun ateli (kolor), koltuk değneği, baston, elastik bandajlar, parmak atelleri, dizlikler, atel için pamuk, sırt tahtası, geniş sargılar, flaster.

Yara bakımı için ; anestezik lidokain (%1 adrenalinli veya düz), şırınga, tek kullanımlık dikiş takımı, gazlı bez, yıkama solüsyonu (salin), betadin, steril kapama materyalleri, steril örtüler, tropik antibiyotikler.

Diğer malzemeler ; battaniye, not defteri, yağmurluk, reçete kağıdı, bilgi kartlerı, cep telefonu, telsiz v.b.

Kulüp hekimleri sporcuların ihtiyaçlarını göz önünde tutarak çeşitli ilaçlar bulundururlar.

Astım krizi için ; adrenalin, metaproteranol sülfat veya terbutalin sülfat gibi bir beta antogonist inhaler.

Alerjik reaksiyonlar veya ağır astım krizlerine karşı ; kullanıma hazır adreanlin enjektörü.

Şeker hastası sporcu varsa ; bir glukagon veya glukoz replasmanı hazır tutulur.

Sporcuların ilaç alerjilerini veya kronik hastalıkları göz önünde tutularak bu listeler geliştirilebilir.

Deplasman yolculuklarında, hazır tutulan ilaçlar vardır; Penisilin (250 mg tablet), Eritromisin (250 mg.tablet), Amoksisilin/klavulant (250 mg.tablet), Asprin, İbuprofen (600 mg.tablet), Asetominofen (325 mg.tablet), Difenhidramin (25 mg.tablet), antiasid mide tabletleri, Pometazin (25 mg. ve enj.). Antidiyarerik (Loperamid 2mg tablet) gibi.

Spor karşılaşmalarında ilkyardım girişiminde bulunacak sağlık personelinin ilkyardım kursu görmüş olması gerekir.

Bir antrenörün ilkyardım çantasında bulunması gerekenler ; Steril gazlı bez ve sargı paketleri, yara bantları ve flaster, yapışkanlı elastik bandajlar, pamuk, ucu pamuklu çubuklar, çengelli iğne, cımbız, cep aynası, makas, termometre, yara temizlemek için (oksijenli su, baticon v.b.) ve ağrı kesiciler.

Saha kenarında sağlık görevi yapan tüm kişi ve birimlerin birbiriyle telsiz, telefon iletişimi sağlanır.

Saha içi akut yaralanmalarda ihtiyaç duyulacak malzeme ilkyardım çantasında ve spor kompleksinin içinde belirli bir noktada bulundurulur.

Gerekli durumda yaralıları hastaneye taşımanın planlaması önceden yapılır. Ambulans veya başka bir aracın bulunacağı yer ve izleyeceği rota belirlenir.

SPOR KARŞILAŞMALARINDA İLK YARDIM

Futbol maçlarındaki sakatlanmalarda sağlık ekibi ancak hakemin izni ile sahaya girerek ilkyardım girişiminde bulunabilir. Sakatlanmalar için yapılan duraklamalar hakem tarafından oyun süresine eklenir.

Atletizmde, yarışmalar sırasında yaralanan sporcu için yarışlar durdurulmaz. Sporcu saha kenarına alınarak tedavisi sağlanır.

Basketbolde, yaralanma halinde hakem oyunu durdurur. Sağlık ekibi sahada veya saha kenarında ilkyardım yapar.

Bisiklet yarışlarında, ambulans ile yarışçılar izlenir. Kazalar sırasında hemen müdahale edilir.

Boks, karşılaşmalarında federasyonlar bünyesinde görev yapan deneyimli uzman hekimlerin hazır bulunması istenir. Hekim riskli bulduğunda karşılaşmayı durdurabilir.

Eskrimde, müsabaka sırasında yaralanan sporcu 20 dakika kadar ara verilebilir. Bu süre sonunda müsabakaya dönemeyen sporcu çekilmiş kabul edilir.

Güreşte, müsabaka yaralanmalarında ilkyardım için 30 saniye süre verilir. Bu sürenin sonunda güreşçi çekilmiş sayılır.

Güreşte acil ve ciddi bir yaralanma yoksa güreşçi minderi terk edemez. Baş üzerine düşme ve burun kanamasında karşılaşma kendiliğinden durur. Hakem bir karşılaştırma sürecinde her sporcu için en çok 2 dakika ara verebilir. Bu toplam süre birkaç safhalı kullanılabilir.

Judoda hakemin izniyle sağlık görevlileri mindere girebilir. İlkyardım minder üzerinde yapılır. Sporcunun sakatlığı minder dışına çıkmayı gerektirir ciddiyetteyse diskalifiye edilir. Karşılaşmaya en çok 5 dakika ara verilir.

Kayak yarışmalarında oluşan yaralanmalarda sporcu kendiliğinden yarışma dışı kalır.

Tenis maçlarında hakem sağlık görevlisini çağırabilir. İlkyardım için 30 saniye süre tanınır. Kaza ve sakatlanmalarda bir defaya mahsus 30 dakika ara verilebilir.

Cimnastik yaralanmalarında sağlık görevlileri derhal müdahale eder. Sporcu kaza nedeniyle hareketi yenileme hakkına sahip değildir.

Voleybolda ancak hakemin izniyle sahaya girilebilir. Sakatlanma halinde oyuncu değiştirilir. Eğer değiştirme imkanı yoksa baş hakem yaralanan sporcuya 3 dakika süre tanır. Sporcu oyuna dönemezse takım eksik olarak devam eder.

Binicilik, su altı sporları, havacılık sporları, motor sporları gibi aktivitelerde ambulansın hazır bekletilmesi zorunluluğu vardır. Birçok spor karşılaşması sağlık görevlileri hazır olmadan başlatılmaz.

SPOR SAHALARINDA İLKYARDIM VE ÖNTEDAVİ YÖNTEMLERİ

Spor sahalarındaki ilkyardım gereksinimleri öncelikle saha şartlarında karşılanmak durumundadır. Bu amaçla sağlık ekiplerinin ve bulundurulacak tıbbı malzemelerin organizasyonu gereklidir.

Birçok spor branşında sahada ilkyardımın nasıl yapılacağı oyun kurallarıyla belirlenmiştir. Spor sakatlanmalarının önemli bir kısmı ‘’öntedavi yöntemleriyle’’baş edilebilecek sağlık sorunlarındandır.

Spor yaralanmalarında görülen şişlik, kızarıklık, ağrı gibi enflamatuar belirtileri kontrol edebilmek amacıyla uygulanan öntedavi yöntemleri sahada ilkyardımın bir parçasıdır.

Doku örselenmesine karşı vücudun oluşturduğu ilk tepki refleks olarak bölgeye daha çok kan sevk etmektedir. İlk anda kısa bir süre daralan kılcal damarlarda daha sonra genişleme olur. Bu durum yaralanmanın şiddetini arttırır.

Öntedavi yöntemleri ; soğuk, kompresyon bandajı, elevasyon (kalp seviyesi üzerinde tutma) ve istirahat uygulanmasıdır. Yaralanma anından başlayarak devreye giren vücudun kendini onarma ve yenileme yeteneği öntedavi yöntemleriyle desteklenir.

Yaralanmalarda enflamasyona karşı nonsteroid antienflamatuar (NSAID) ilaçlarda yaygın olarak kullanılır. ABD’ de toplam reçetelerin %4’ ünü 20 çeşit NSAID ilacın oluşturduğu belirlenmiştir.

Öntedavi yöntemleri yani, ESKİ : ‘’Elevasyon, Soğuk, Kompresyon ve İstirahatin’’başharfleridir.


SOĞUK UYGULAMA VE YÖNTEMLERİ

Soğuk uygulama, enflamasyon gelişen dokuda ısı artışının azaltılması, dokunun soğutulması işlemidir.

İlk 24-72 saatte çok etkilidir. Bilinen en eski ve en etkili yöntemdir. Soğuk ; ağrıyı azaltır ödemi önler, kas spazmını giderir ve doku metabolizmasını yavaşlatır. Sonuç olarak vazoaktif maddeler hücresel mediatörler ve yıkım enzimleri gibi aracıların etkisinin kırılması enflamsyonu azaltır.


SOĞUK UYGULAMADA BAŞLICA FİZYOLOJİK ETKİLER

a) Ağrının Azalması : Sinir lifleri soğuk uygulamadan etkilenir. Küçük miyelinli ağrı lifleri başta olmak üzere tüm sinirlerde, ileti hızı yavaşlar. 20’C altındaki soğutma ile sinir iletim hızını ayarlayan asetilkolin in üretimi azaltılabilir. Böylece analjezik etki ortaya çıkar.

Soğuk uygulanırken ilk 5-60 saniyede ağrıda artma olsa da ardından iğnelenme ve uyuşma hissiyle beraber ağrı azalır. Rehabilitasyon devrseinde soğuk uygulama ile 12-20 dakika içinde ağrının azaltılması egzersiz için fırsat yaratır.

Soğuk uygulanırken ağrının azaltılması sporcunun NSAID ilaçlara ihtiyacını azaltır.

b) Ödemin Azaltılması : Yaralanma bölgesindeki damar genişlemesi veya damar yırtılmalarıyla lokal kan volümündeki artış bölgesel şişlik olarak görülür.

Soğuk uygulama ile sağlanan sempatik refleks ; damar çeperindeki düz kasların daralmasına (vazokonstrüksiyon) yol açarak kanamayı kontrol etme imkanı sağlar.

Soğuk etki, merkezi sinir sistemi aracılığıyla (refleks etkiyle) serinlemiş bölgeden genel dolaşıma geri dönen kan ile gecikmiş genel vazokonstraksiyon sağlar. Böylece yaralanmış bölgedeki kan dolaşımı yavaşlar.

Yaralanma sırasında yırtılmış damarların pıhtılaşma ile onarılması 3-5 dakika içinde gerçekleşir. Kılcal damarlarda yırtılma ve kanama oluştuğunda yapılan soğuk uygulama damar içi basıncı düşürerek doku altı kanamaları azaltır. Dolayısıyla lenfatik sistemin doku boşluklarındaki kanı temizleme yükü hafifletilerek dolaşım sistemine destek sağlanır. Şişlik daha erken ortadan kalkar.

Spor sakatlıklarında akut devre dışında, rehabilitasyon devresinde tedavi egzersizleri ya da düşük yoğunlukta antrenmanlar sonrasında görülebilen ‘’reaktif ödem’’ önleme ve gidermede soğuk uygulama yine etkili bir yöntemdir.

c) Kas Spazmının Azalması : Yaralanmalarda korunma refleksiyle kaslarda gerginlikler oluşur. Gelişen kas spazmı ağrı ve dolaşım bozuklukları gibi sorunlara yol açar. Bu nedenle spazmın giderilmesi gerekir.

Soğuk uygulama ile 27’C altına düşürülen kas ısısı, maksimal kavrama gücü ve kasılmanın yüksek şiddette sürdürebilmesine engeldir. Kas ısısının düşürülmesi konnektif doku esnekliği ve eklem içi sıvının viskositesini azaltır. Soğukla beraber genel bir ‘’dokusal sertlik’’ oluşur, ancak ağrılı kas spazmı giderilir.

Soğuğun sinirler ve kaslar üzerindeki bu baskıcı etkisi sonucunda ince motor hareketler (koordinasyon) bozulur.

d) Metabolik Faaliyetin Azalması : Soğuk uygulamanın en önemli etkisi metabolik faaliyeti azaltmasıdır. Hücresel düzeyde yaşamsal ihtiyaçların azalması, dokuların daha az besinle ve daha az oksijenle tüketiminin düşmesi canlı hücrelerin (sınırda) yaşamasına olanak tanıdığı gibi onarılması gereken hasarlı doku miktarını da azaltır.

Soğuk uygulama ile dokuda enflamatuar tepkinin gelişmesi engellenemez ancak yavaşlatılarak kontrol edilebilir.


SOĞUK UYGULAMANIN SÜRESİ VE SIKLIĞI

Soğuk paketleriyle, doğrudan deri üzerine yapılmayan soğuk uygulamalarda süre ; bir seansta en az 12-15 dakikadır. Yaralanmanın derinliği ve kişinin şişmanlığı gibi faktörler göz önünde tutularak bu süre 20-30 dakikaya kadar çıkabilir.

Soğuk uygulamaya oku tepkisi 4 devrede gelişir.

1.devre ; 0-3 dakika içinde   : Rahatsız edici soğukluk hissedilir.

2.devre ; 2-7 dakika içinde   : Yanma, ısınma hissi ve ardından ağrı ve acı ortaya çıkar.

3.devre ; 5-12 dakika içinde  : Uyuşmayla beraber hissizlik başlar.

4.devre ; 12-15 dakika içinde : Hücre faaliyetinde artma olmaksızın derin dokularda vazodilatasyon gelişir.

Enflamasyonun ilk devresinde yani akut devreden başlayarak 24-72 saat süreyle soğuk tedavisi yapılır. Bir gün içinde birçok kez soğuk kompres yapılabilir. İlk gün ; ağrı ve şişliğin derecesine göre her bir-iki saatte bir 15 dakikalık soğuk uygulama daha sonra 4-6 saatte bir ile devam eder.

Soğuk tedavisi ‘’gerekirse’’7-10 güne kadar diğer yöntemlerle beraber sürdürülebilir. Ancak soğuk uygulamanın uzun zaman sürdürülmesinin, iyileşmede gecikme, sinir zedelenmesi, donma veya ödemde artışa neden olabileceği unutulmamalıdır.


ERKEN MOBİLİZASYON İÇİN SOĞUK UYGULAMA

Spor sakatlıklarında en erken dönemde hareketi yeniden kazanmak gerekir. Bu aslında iyi değerlendirilip karar verilmesi gereken bir durumdur. Çünkü yaralanmalardaki hareket kaybı, organizmanın savunma sistemi içinde gelişmiştir.

Hareketi engelleyen ağrı ve spazma karşı 12-20 dakika süreyle uygulanan soğuk ile 3-5 dakika egzersiz imkanı sağlanır. (cryokinetics) . ‘’Soğukla egzersiz’’günde 5 seans uygulanabilir.

Spor sakatlanmalarında kassal esnekliğin azalması ; üzerinde durulması gereken önemli bir problemdir. Soğuk uygulama ile elde edilen uyuşma süresince esnetme-germe (cryostretch) dikkatle yapılır. Her stretching 65 saniyelik iki aşamayla yapılır ve ardından izometrik (eklem hareketi olmayan kas kasılması) egzersizler tekrarlanır. Ancak soğuk nedeniyle ikincil yaralanma riski göz önünde bulundurularak, bu tip egzersizlerin kontrollü yapılması gerekir.


SOĞUK UYGULAMADA RİSKLER

Soğuk tedavilerinde kısa süreli buz masajı hariç soğuk materyal doğrudan deriye uygulanmaz. Deri ile araya mutlaka ıslatılmış bir bez, havlu vb. malzeme konulur. Yoksa rahatsız edici bir uygulama olur.

Reynould fenomeni, kriyoglobülinemi ve diğer dolaşım sistemi hastalıklarda, dolaşımı iyice güçleştireceğinden soğuk tedavi yapılmaz.

Donma tehlikesi : Soğutma işlemi sırasında dokunun uzun süre donma noktası altında kalması donmaya yol açar. Doku sıcaklığının 18’C ve altına düşmesi halinde hissedilen ağrı, donmanın habercisidir.

Soğutucu spreyler dikkatli kullanılmazsa deride donmaya bağlı doku hasarları ortaya çıkabilir.

Sinir zedelenmesi : Vücudun bazı bölgelerinde periferik sinirler yüzeye çok yaklaşmıştır. Örneğin ; dizin dış kısmındaki personel sinir, uyluk dış kısmındaki ‘’lateral femoral kutanöz’’, köprücük kemiği üst bölgesindeki ‘’supraclavicular sinirler’’ yüzeye çok yakındır. Soğuğun sinir hücreleri üzerindeki bloke edici etkisi bilinçsiz soğuk tedavilerinde felçlere neden olabilir. Bu tip sinir yaralanmalarında iyileşme 4-6 ay sürebilir.

Soğuğa karşı duyarlı bölgelerde soğuk uygulamada ara malzemenin daha kalın olması ve sürenin daha kısa tutulması sinir zedelenmelerinden korunmada en iyi yoldur.

Açık yaralanmalarda, yara üzerine doğrudan soğuk uygulanmaz. Pansumanla yara kapatıldıktan sonra çevre dokulara soğuk tedavi yapılırsa yararlı olur.

Soğuk alerjisi : Bazı kişilerde soğuğa karşı aşırı hassasiyet gelişebilir. İlk belirtiler ‘’soğuk kaşıntısı’’dır. Eklem ağrıları ve yüksek tansiyon tespit edilir. Ürtiker(deri döküntüsü) görülebilir.

Buza karşı rahatsızlık hissi, bazı kişilerde bulantı şeklinde reaksiyonlar verebilir. Bu tür zafiyeti olan kişilerde soğuk su kullanmak daha doğru olur.


SOĞUK UYGULAMA YÖNTEMLERİ

Soğuk tedavi değişik araçlarla yapılabilir. Buz masajı, buzlu suya daldırma, soğutucu sprey, soğuk paketleri (buz paketleri, jel torbaları, dondurulmuş sebze paketleri, endotermal paketler gibi) ve soğutucu kompresyon makineleri kullanılabilir.


BUZ MASAJI

Buzun doğrudan doku üzerine sürülmesidir. Buz masajı için ; küçük plastik kaplar (örneğin plastik bardaklar) içine tahta çubuklar konarak su dondurulur. Bu tahta çubuklar buzun deri üzerine sürülmesinde sap olarak işlev görür. Böyle bir hazırlık yapılmamışsa bir bezle tutulan buz sakatlanmış bölgeye sürülür.

El ve ayak parmak aralarında kullanmak üzere ; 10 cm uzunluk ve 1 cm genişliğinde plastik tüplerde buz sopaları üretilir.

Buz masajında buz, kas lifleri yönünden dairesel ve uzunlamasında hareketlerle deriye sürtülür.

Buz masajı, cilt pembe bir renk alana kadar 7-10 dakika uygulanır. Seans iki-üç saatte bir tekrarlanır. 10-15 cm lik dar alanlarda (bursit, tendinit) buz masajı 5-10 dakika yapılır. Yanma duygusu ağrıya dönüşmeden bitirilir. Böyle bir uygulamada analjezi 3-5 dakika sürer. Buz masajında bir noktada 2-3 dakikadan çok hareketsiz kalınmaz.

Buz masajının ilk 10 dakikası için soğuk yanığı riski yoktur. Buz uygulamada amaç ; dar bölgelerde ağrıyı azaltmaktır. Bursit, tendinit gibi spor yaralanmalarında buz küçük dairesel hareketlerle gezdirilir. 3-5 dakikalık ağrı kesilmeleri  sırasında egzersiz ve streching yapılabilir.

10 dakikalık buz masajı ile cilt ısısında 6’C kadar düşme sağlanır. Soğuk 1-3 cm derinliğe kadar etki eder.

SOĞUK PAKETLERİ

a)Buz Torbaları : En ekonomik ve en emniyetli soğuk uygulama yöntemidir. Kırılmış buz parçaları naylon torbaya doldurulur. Donma ve sinir zedelenmesi riski gözetilerek torba ile cilt arasına ıslatılmış bir bez veya havlu konulur.     

Buz torbalarına konulacak buzların ‘’tuzlu sudan’’ elde edilmiş olması tercih edilir. Çünkü bu tip buzlar daha geç erirler. Buz torbaları ile doku ısısı daha etkin düşürülebilir. Deri ısısı hemen azalırken derin dokudaki soğuma daha az olur. Başlangıçta soğukluk hissi, sonra ağrı ve yanma ile cilt analjezisi oluşur. Buz torbalarıyla 10 dakikalık uygulamayla, deri altı yağ dokusu 1 cm’ den az olan kişilerde kas ısısı 2-3’C düşer. Ancak deri altı yağ dokusu 2 cm’ den fazla olanlarda derindeki kas dokusu daha geç etkilenir. Bu nedenle şişmanlarda soğuğun etkili olabilmesi için daha uzun süreli (30 dakika) uygulamalar gerekir. Normal yapıdaki kişiler için 10-20 dakika yeterlidir. Eklemlerin soğutulması için ise daha uzun süreli soğuğa ihtiyaç vardır. 30 dakikalık bir işlemle eklem ısısı 31.9’C den 22.5’C’ ye kadar düşürülebilir. Soğuk uygulama sonrasında damarlardaki daralma nedeniyle tekrar ısınması daha uzun zaman alır. Bazal sıcaklığa dönüş 1 saatten çok sürer.

b) Soğuk Havlular     : Soğuk havlu hazırlamak için ; 5 lt suya yarım kilo tuz eritilir. Bu karışıma daldırılan havlular uygulama sahasına serilerek kullanılır. Suyun içine buz küpleri atılması soğuğun etkisini sürekli kılar. Soğuk havlular, tuzun etkisiyle sertleşmez ve soğuğu daha iyi tutarlar. Havlunun soğutma gücü 45 sn’ den 4.5 dakikaya kadar devam eder. Daha uzun süreli etki için havlu üzerine buz konulabilir.

c) Kimyasal Torbalar : Çeşitli şekil ve büyüklükteki bez yada naylon torbalar içinde kimyasal maddeler vardır. Bez olanlar içerdikleri silikat ile soğuğu uzun süre korurlar. Naylon olanlar (cold-hot pack) içerdikleri kimyasal jel ile benzer özelliklere sahiptir. Kimyasal madde içeren torbalar buzlukta 2 saat tutulduktan sonra tekrar kullanılabilir. Isısı 0-5’C kadardır. Torbalar ıslak bir bez veya havlu sarılarak sakatlanmış bölge üzerine konulur.

d) Endotermal Soğuk Paketleri : Kimyasal madde dolu paketin içinde, kimyasal reaksiyonu başlatıcı bir çip vardır. Bu çipin kırılmasıyla, soğuk paket hazır hale gelir. Kullanımı kolay fakat pahalı bir yöntemdir. 15-20 dakika uygulanır.

e) Dondurulmuş Sebze Paketleri : Derin dondurucuda dondurulmuş sebze paketleri soğuk tedavisi için kullanılabilir. Küçük taneli ‘’mercimek torbaları’’ uygulama alanının şeklini kolayca alma özelliği nedeniyle tercih edilebilir. Bez torbalarda hazırlanmış mercimek paketleri soğuğu 15-20 dakika tutabilir.


BUZLU SUYA DALDIRMA

Bu yöntem, doku ısısını düşürmede en etkili yoldur. Ayak, bacak, el ve önkol için uygun bir yöntemdir. Buz parçaları dolu kovada, 4.4’C ‘de tedavi süresi 5 dakikadır. 15.5’C’de ise uygulama 10 dakika ile sınırlıdır.


SOĞUTUCU  SPREY

Soğutucular bir dönem spor sahalarında neredeyse vazgeçilmez tek öntedavi yöntemi olmuşlardır.

Cam veya teneke kutular içindeki soğutucu spreyler taşınmaları ve saklanmaları kolay olduğu için spor alanlarında tercih edilmişlerdir.

Ethyl chlorid, chloromethane, fluoromethane en sık kullanılan soğutucu gazlardır. Soğutucu spreyler toksik, yanıcı ve ozon tabakasına zararlıdır. Açık yaralara, göze bulaşması önlenmelidir. Ateşte teması tehlikelidir, patlamayla sonuçlanır.

Soğutucu deriye 45 cm mesafeden ve 30’C açıyla uygulanır. Kas liflerine paralel olarak 10cm/sn’ lik hızla 20 saniye püskürtülür. Daha önceden deri ıslatılırsa soğutma etkisi artar. Soğutucu spreyler yüzeysel bir soğuma sağlarlar. Hızlı bir şekilde deriden buharlaşırlar, etkileri geçicidir. Etki süreleri 5-6 dakikadır. Soğutucu 15-30 dakikalık aralıklarla kullanıldığında cilt ısısını 7.2’C düşürülebilir. Derinin çok kısa sürede donmaya yakın soğutulması özellikle kas spazmlarında etkili tedavi sağlayabilir.

Soğutucuların birkaç saniyede buharlaşması ile damarlarda daralma oluşur. Ancak üç, beş dakikadan fazla daralmaya ihtiyaç var ise ; zıt irritasyon sonucu gelişebilecek damarsal genişleme yaralanmanın şiddetini artırabilir. Bu nedenle soğutucuyu tercih ederken yaralanmanın şiddetini iyi kestirmek gerekir.

Futbolda ‘’oyun içi politika’’ gereği sakatlık taklidi sık yapılır. Amaç ; rakibin kart görmesi veya oyun temposunu lehine çevirmedir. Bazen de kişisel sorunlar nedeniyle başvurulan sportmenlik dışı bir tavırdır. Soğutucu burada ‘’sakatlığı kısa sürede’’ tedavi etme rolü ile sporcunun oyunda kalmasını sağlar. Bir spor yazarının dediği gibi nerdeyse her sorunu çözen ‘’ilahi fıs fıs’’tır.

Soğutucu spreyler bazen ciddi sakatlıkları kısa süre içinde olsa maskeleyerek sporcunun daha komplike yaralanmalara uğramasına neden olabilir.


SOĞUTUCU KOMPRESYON MAKİNALARI

Bu makinelerde yaralı bölgeye kompresyon ile beraber soğuk uygulanır. Makineyle sağlanan aralıklı (intermitant) baskı damarlar üzerinde masaj etkisi yapar. Bazı ortopedik ameliyatlardan sonra soğutucu kompresyon makineleri kullanılır.


KONTRAST BANYO

Yaralanmalardan sonraki 72 saatte halen şişlik varsa sporcular arasında ‘’sıcak-soğuk’’diye bilinen kontrast (zıt) banyolar yapılabilir.

Sıcak ve soğuk uygulamanın daralma ve genişlemeler ile damarlara bir tür masaj yapması beklenir. Böylece lenfatik sistemin bölgedeki aşırı sıvıyı boşaltmasına destek verilir.

Kontrast banyo için bir kaba sıcak diğer bir kaba da soğuk su hazırlanır. Sıcak su 40.5’C civarında soğuk su ise içine buz parçaları da atılarak 15.5’C civarında tutulur. Daha çok üst ve alt ekstremite sakatlıklarında kullanılan bir yöntemdir.

Uygulama aşağıda verilen sürelerde bir sıcak bir soğuk suya ardı ardına daldırmalarla yapılır. Değişik üç protokoldeki 15-30 dakikalık tedavilerden biri seçilebilir.

A Protokolü :

            10 dk. Sıcak    1 dk.soğuk

            4 dk.sıcak        1 dk.soğuk

            4 dk.sıcak        1 dk.soğuk

            4 dk.sıcak        1 dk.soğuk

            5 dk. Sıcak uygulamayla toplam 31 dakikada sonlandırılır.

            B Protokolü :

            2 dk. Soğuk 30 saniye sıcak

            2 dk. Soğuk 30 saniye sıcak

            2 dk. Soğuk 30 saniye sıcak

            2 dk. Soğuk 30 saniye sıcak

            2 dk. Soğuk 30 saniye sıcak

            2 dk.soğuk ile bitirilir. Toplam 14,5 dakika.

            C Protokolü :

            5 dk. Sıcak 1 dk.soğuk

            4 dk. Sıcak 1 dk.soğuk

            4 dk. Sıcak 1 dk.soğuk

            4 dk. Sıcak ile bitirilir. Toplam 20 dakika.

SOĞUK UYGULAMADA ISI KAYBI

            Isının bir bölgeden diğer bir bölgeye transferinde

Ø      Vücudun yağ dokusu, kas kalınlığı ve deri yapısı

Ø      Dokunun su miktarı

Ø      Kan akımı hızı gibi bazı faktörler rol oynar

Soğuk uygulamada transfer 2 yolla gerçekleşir :

Kondüksiyon :

Buz masajı, buz paketleri, soğuk suya daldırma gibi yöntemlerde ısı kaybı kondüksiyon ile olur. Vücut soğuk kaynakla doğrudan temastadır. Deri ve soğuk ajan arasındaki sıcaklık katsayısının büyüklüğü dokudan ısı transferine neden olur. Örneğin 1’C soğuk suyu 15 dakika daldırılan önkolda deri altı doku sıcaklığı 24’C’ ye düşer.

Vücuttan ısı kaybında soğuk uygulamanın süresi belirleyicidir. Deride sıcaklık değişimi çok hızlıdır. Kas dokuda ise sıcaklık azalması daha yavaştır. 10’C soğuk uygulama ile 4.3 cm. derinlikte kas ısısı ortalama 1.2’C düşer.

Vücut yağ miktarı deri ile kas arasındaki mesafeyi ve izolasyonu belirlemesi sebebiyle önemli bir faktördür. Şişmanlarda vücut daha geç soğuyacağından uygulama süresi daha uzun tutulur.

Buharlaşma :

Soğutucu spreyler basınç altında şişelenmiş sıvı haldeki gazlardır. Şişeden çıkan sıvı buharlaşmaya başlarken soğur ve vücut ısısıyla temas ederek dokunun ısı kaybetmesini sağlar.

Deriye su serpilerek üstüne sprey uygulanırsa daha soğuk hissedilir. Deri ısısını 15’C kadar düşürebilir. Dikkatle kullanılmalıdır ; deri ısısı çok azalırsa deride donma oluşabilir. Deriyi dondurmak için gereken ısı -0.5’C dir.


ELEVASYON

Öntedavi yöntemlerinden biri de elevasyondur. Yaralanmış bölgenin ‘’kalp seviyesinin üstünde’’, yukarda tutulmasıdır. Bu şekilde pozisyonlama ile özellikle alt ve üst ekstremite yaralanmalarında şişiklerin giderilmesinde dolaşım sistemine destek verilir.

Elevasyon ; yaralanmalardan sonra kompresyon bandajı ve soğuk uygulamayla birlikte 2-3 gün süreyle yapılır. Başlangıçta 2 saatte bir 20 dakika yukarda tutmak gerekir.

Alt ekstremite yaralanmalarında yatar durumda 45’C yükseltme yeterlidir. Kol yaralanmalarında oturma pozisyonunda omuz seviyesinden 45’C yukarda desteklemek iyidir. Oturmada ayak bölgesindeki bir yaralanma için ayağın omuz seviyesine kaldırılması gerekir.

KOMPRESYON

Kompresyon bandajı öntedavinin diğer yöntemleriyle birlikte uygulandığında daha etkili olur.

Basınç uygulamak amacıyla kullanılan elastik bandajlar esneme yeteneğine sahip sargılardır. Değişik ebatlardaki bandajların, yapışkan türde olanları da mevcuttur.

Elastik Bandaj Kullanımı

Ø      Elastik bandajın dokular üzerine baskı yapması isteniyorsa, uygun şekilde  esnetilerek sarma yapılır.

Ø      Bandajın yönü içerden dışarıya doğru olacak şekilde yukarıya doğru sarılır.

Elastik bandajların uzun süre özelliğini koruyabilmesi için yıkamaya dikkat etmek gerekir. Çitileyerek yada çamaşır makinesinde yıkamak bandajın elastik özelliğini ve dokusunu bozabilir. Elde yıkanır ve asmak yerine sererek kurutma tercih edilir.

Elastik Bandajlar

Yaralanmış bölgeye kompresyon uygulamak amacıyla,

Pansuman malzemesini tespit etmek için,

Hasarlı bölgede soğuk uygulama paketlerinin yada basınç pedlerinin tespiti için,

Kronik sakatlıklarda yada spora yeniden dönüşte güvenlik ve oto kontrolün sağlanması için,

Bölgenin sıcak tutulması gibi amaçlarla kullanılabilir.

Kompresyon Bandajının Uygulanma Özellikleri

Basınç bandajı ekstremiteler, elevasyon pozisyonunda iken yapılır. Bandaj, uçtan yukarıya (distalden, proksimale) doğru sarılır.

Yukarıya doğru çıkıldıkça sargının basıncı azalır. Bazı özel durumlar dışında bandaj 4-6 saatte bir çözülür yarım saatlik bir dinlenmeden sonra tekrar sarılır. Bandajın sarımlarının  bozulduğu her durumda sargı yeniden yapılır. Gece yatarken bandajın bozularak kan dolaşımını bozması ihtimaline karşı bandaj çıkarılır.

Kas içi kanamalarda kompresyon bandajının 48 saatten daha fazla kalması gerekebilir. Elastik bandaj doğrudan cilt üzerine yapılabileceği gibi bazı ara materyaller (pamuk, sünger, ped) üzerine de sarılır. Basınç bandajı olarak kullanıldığında baskının etkisini artırmak için elastik bandajdan önce yaralanmış bölge üzerine rulo sünger sargılar, pamuk veya kompresyon pedleri konulabilir.

Elastik bandaj sargıları spiral şeklinde ters spiral şeklinde veya ‘’8 sarımı’’şeklinde yapılabilir.

Kompresyon Pedleri

Ayak bileği uyluk gibi bölgelerdeki doku içi kanamalara karşı kullanılan pedler, sert süngerimsi maddeler veya keçeden hazırlanır. Halka ve at nalı şeklindedir. Yaralanmış bölgenin hemen çevresinde doku üzerine yerleştirilen kompresyon pedleri üstüne elastik bandaj sarılır.

İSTİRAHAT

Öntedavide istirahat iki anlama gelir. Biri akut devrede daha  çok yaralanmayı önlemek için bölgenin hareketsizleştirilerek (immobilizasyon) dinlendirilmesi, diğeri ise doku yenilenmesi için zaman tanımasıdır.

İmmobilizasyon, istirahat devresinde önemlidir. Bazen kırıklarda olduğu gibi alçı, atel veya splinterle yapılan immobilizasyon tedavinin esas kısmını oluşturur.

Kas iskelet sistemi yaralanmalarında erken mobilizasyon ‘’agresif tedavi’’ demektedir. Spor sakatlıklarında immobilizasyonun süresi doğru tespit edilmelidir. Çünkü uzun süreli hareketsizlik sporcular üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Doku iyileşmesinde gecikme ve ikincil doku dejenerasyonları gelişebilir. Hareketsizlik ; kas, kıkırdak ve bağ yapılarda hücresel değişimler sonucunda işlevsel bozukluklar yaratabilir. Kaslar bir haftada %20 oranında zayıflar ve kıkırdak dokuların esnekliği azalır. 8 hafta hareketsizlik sonrası sporcunun normal yapısına dönüşü çok güç olabilir. 6-8 haftalık immibilizasyondan sonra kemik-bağ bileşkesi önemli ölçüde zayıflar. Son olarak kassal aktivitenin yetersizliğine bağlı olarak nörolojik değişiklikler oluşur.

İmmobilizasyon amacıyla kısalmış pozisyonda tespit edilen kaslar daha erken atrofiye olur. Örneğin uyluk ön kası (kuadriceps) konfüzyonunda dizin düz pozisyonunda tespit edilmesi ile kısalır ve spazm gelişir. Dizin bükülmesi zorlaşır. Oysa yaralanmalardan hemen sonra diz 120’C bükülü iken 24 saat hareketsiz tutulur ve soğuk ile kompresyon uygulanır ise iyileşme daha hızlı gerçekleşir.

Erken mobilizasyon doku iyileşmesini yani kollajen lif gelişmesini, doku kaynamasını hızlandırır. Böylece doku yapışıklıkları (adhezyon) azalır ve derin duyunun (kinestezi) korunması sağlanır. İmmobilizasyonda süreyi en uygun şekilde sonlandırmak gerekir.

Bir sportif yaralanmanın tedavisi için sporcuyu iki hafta hareketsiz dinlendirmek en kolay yoldur ancak en sağlıklı yol değildir. (Harvey)

Ancak, erken hareketlendirme için kesin ve iyi bir değerlendirme gereklidir. Ciddi bağ ve kas yırtıklarında ve kırıklarda erken mobilizasyon kesinlikle zararlıdır. Sporda bu derece ciddi olmayan sakatlanmalarda ise ‘’bantlama yöntemi’’ (taping) ile bir kısım hareketler engellenirken hasarı artırmayacak hareketlere izin verilebilir.

Aktif dinlenmeler, daha çok sakatlıkların subakut ve iyileşme devrelerinde tercih edilir. Sporda sakatlıklarıyla oluşan fiziksel kayıpların yeniden kazanılmasının çok güç olması, aktif dinlenme kavramını gündeme getirmiştir.

Genel anlamıyla sporda dinlenme, doku yenilenmesidir. (rejenerasyon) Sakatlıklarda olduğu kadar sportif aktiviteler sonrasında da iyi bir dinlenme, yenilenme demektir.

SPOR VE SAKATLIKLAR

Genel Bilgiler

Sportif yaralanmalar, genelde spor dallarına özgü özellikler içerir. Çeşitli spor dallarından bazı örnekler verirsek, şöyle bir tablo ile karşılaşırız:

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde 1983-87 yılları arasında yapılan bir araştırmada, beş yıllık periyot süresince kliniğe başvuran 1560 spor yaralanması vakası incelenmiştir. Yaralanmaların yüzde 22’si kontüzyon (ezilme), yüzde 20’si fraktür (kırık) olarak bulunmuştur. En sık yaralanan bölgenin ise yüzde 60 ile alt ekstremite (alt taraf) olduğu belirlenmiştir. Ayrıca sporcularda sportif yaralanmaların dışında, bir de overuse (aşırı kullanma) kökenli çok sayıda yaralanma görülmektedir. 

Girgin, futbolcularda genellikle sıyrıklar, ezikler, yüzeysel ekimozlar (çürükler), basit kas travmaları, kas krampları, basit ayak bileği burkulmaları, basit burun kanamaları, bel ve sırt bölgesinde geçici yaralanmalar, boyun bölgesi travmaları, kaş ve baş bölgesi yaralanmaları görüldüğünü belirtmektedir. Dagarov ve Slanchev ise araştırmalarında, futbolcularda sıklıkla distorsiyon (burkulma), kontüzyon (ezilme), menisküs lezyonları ve kas rüptürlei (kopmaları) görüldüğüne de işaret etmektedir.
Futbolcularda sık görülen yaralanmalardan biri de kasıkta uyluğun iç-üst kısmında meydana gelen ağrılardır. Burada futbolcuların dizlerinin tam ekstansiyonda iken (gerilmiş iken) bacağın kalça ekleminde aşırı abduksiyonu (uzaklaşması) ile dirence karşı topa çıkarak savunma yapması, yada bu pozisyonda topa kayarak müdahalesi adduktör (yaklaştırıcı) kasların aşırı gerilmesi ve hareketin sonucu tendon (bağ) kopmalarına veya kemiksel değişikliklere neden olur. 

Basketbolcularda ise yumuşak doku lezyonları (kontüzyon, hematom, yüz yaralanmaları, lif kopmaları, kramplar vb), eklem travmaları (bağ lezyonları, menisküs lezyonları, omuz çıkıkları), kırıklar ve büyük yaralanmalar görülebilmektedir. 

Koşucular üzerinde yapılan bir çalışmada da sporcularda en çok kas ve tendon zorlanmaları, eklem ve bağ yaralanmaları ile menisküs lezyonları görüldüğü saptanmıştır. Bunların nedeni olarak da antrenman (yanlış antrenman, ağır antrenman ve antrenman sırasındaki ani değişiklikler), anatomik faktörler ile ayakkabı ve zemin gösterilmiştir. 

Halterde daha çok yumuşak doku yaralanmaları sıklıkla görülmektedir. Bu yaralanmalar haltercilerin gövde ve göğüs kafesi kaslarında, sırt kaslarında ve el bileğinde ortaya çıkabilir. 

Boks özelinde ise en çok yaralanan bölge yüzdür. Bilindiği gibi boks sporunda öncelikle yumrukların hedefi yüz ve çenedir. Bu nedenle yüzde hafif ekimozlardan (çürüklerden) başlamak üzere, önemli kırıklara ve yüzdeki organların ciddi yaralanmalarına kadar değişik derecelerde yaralanmalar görülebilir. En çok yaralanma kas yarılmalarıdır. Ayrıca ikinci planda ve zamanla oluşan yaralanma ise boksörlerde burun kemiğinin kırılması, çökmesi ve burundaki konkaların deviasyonudur. Bilindiği gibi boksta geçici şuur kayıpları sık görülür. Bu alınan darbenin şiddetine, sporcunun dayanıklılığına ve tecrübesine bağlı olarak farklı sürelerle devam eder. Geçici ve kalıcı beyin zedelenmeleri boksta görülen olaylardır. 

Judocularda el bileği ve parmakla ilgili yumuşak doku yaralanmaları, diz bölgesinde sathi sıyrık, intra ve ekstra artiküler hematom (eklem içi ve dışına kan birikmesi), bağ, kapsül ve menüsküs lezyonları (yaralanmaları) ile çeşitli kafa travmaları görülebilir.

Kayakçılarda ise ayak bileği yaralanmaları, krus (bacak) yaralanmaları, diz eklemi yaralanmaları, kafa travmaları, omurga yaralanmaları, donmalar ve ultraviyole yanıkları görülmektedir. 

1-Spor sakatlığı nedir?

Spor sakatlıkları genel olarak sportif aktiviteler sırasında meydana gelen her türlü hasarın kolektif adıdır.  Groh’a göre spor yapan 40 kişi başına aşağı yukarı büyük bir kaza, 4000 kişide bir sakatlık durumu ve 40.  000 kişide bir de ölüm vakası düşer.  Spor dallarına göre kazalarda başta %10 ile futbol gelmektedir bunu % 6 ile güreş % 3ile hentbol ve boks izler atletizmde % 1 kayakta ise % 0.  5 tir. 

2-Spor sakatlıklarının nedenleri nelerdir?

Spor sakatlıklarının oluşma nedenlerini iki ana grupta toplayabiliriz. Bunlar internal (kişisel) ve eksternal (çevresel) nedenlerdir.

Kişisel nedenler: Fiziksel eksiklikler, fiziksel uygunluk ‘aerobik dayanıklılık, kuvvet, sürat,  beceri, çeviklik), psikolojik faktörler ‘konsantrasyon, riski kabullenme), fiziksel yapı ‘boy, kilo, eklem stabilitesi, vücut yağ dokusu yüzdesi), yaş, cinsiyet. 

Çevresel nedenler: Sporun tipi, sportif aktivite süresi, hadisenin yapısı, rakibin ve takım arkadaşlarının rolü, zeminin durumu, ışık, emniyet tedbirleri.  , yavaşlama için yeterli mesafe, malzemeler, iklim koşulları ‘ısı, nem, rüzgar) antrenör, maç yönetimi ‘kurallar ve hakemlerin kuralları uygulaması). 

3-Spor sakatlığının ciddiyeti nedir?

Bir spor sakatlığının ciddiyet derecesini anlayabilmek için altı temel olguyu değerlendirmek gerekir. Bu olgular; spor sakatlığının tabiatı, tedavi şekli ve süresi, sporda uzak kalınan süre, kaybedilen işgünü, kalıcı hasar, maliyet. İşte, bir spor sakatlığının ciddiyeti bu olguların tek tek ele alınıp, değerlendirilmesi sonucu anlaşılır. 

4-Spor sakatlıklarının önlenmesindeki genel kurallar nelerdir?

Öncelikle ilk yapılması gereken konu sporcuların periyodik sağlık kontrollerdir. Bu kontroller ile sezon başında sporcunun mevcut durumu ortaya konulur. Eksiklikleri belirlenir ve o eksikliklerin giderilmesi için gerekli önlemler hekimin önerisi çerçevesinde alınır. Bu noktada belirlenen eksiklikler hem fizyolojik parametreler, hem fiziksel uygunluk, hem de direkt sağlık ile ilgili eksiklerdir. 

Spor sakatlıklarının oluşmasında en önemli etkenlerden biri yetersiz ısınmadır. Bu nedenle ısınmaya, özellikle stretch ‘germe) egzersizlerine büyük önem verilmelidir. 

Burada fiziksel aktivite sonrası yapılacak soğuma da önem taşımaktadır. Her aktivite sonrası mutlaka soğuma da önem taşımaktadır. Her aktivite sonrası mutlaka soğuma egzersizleri yapılmalıdır. 

5-Kas yorgunluğu nedir?

Antrenmansız sporculara da ağır ve alışmamış kas kasılmalarından 1-2 gün sonra ortaya çıkar. 

Aynı zamanda ağır sportif yarışmalardan sonra da sporcularda görülen akut (kısa süreli) kas ağrılarıdır. Söz konusu kaslar her hareket denemesi sırasında ve dokununca ağrılı, bazen şiş ve serttir. Sporcular arasında “hamlık” olarak adlandırılır. 

Kas yorgunluğu ile ilgili çeşitli hipotezler ortaya sürülmüştür. Bunlardan bazılar şunlardır:

a.  Metabolizma bozukluğu hipotezi: Laktik asit (süt asidi) ve diğer asitli metabolizma artıklarının birikmesi. 

b.  İltihap hipotezi: Aseptik, asidoza bağlı iltihap. 

c. Kas sertleşmesi hipotezi: Kasın aşırı derecede sertleşmesi. 

d. Mekanik hasar hipotezi: Kas zorlanması, kas gerilmesi. 

Kas yorgunluğunun özellikle negatif iş (fren görevi) yapan kaslarda meydana geldiği gözlenmiştir. 

6-Kas yorgunluğu nasıl atlatılır?

Kas yorgunluğunun hiçbir tedavi yapılmadan, salt istirahat ile 3-4 gün içinde geçtiği ve ağrıların dindiği bilinmektedir. Bu konudaki hızlandırıcı genel önlemler olarak şunlar önerilebilinir:

a.  Sauna, b. 26-28 derece sıcaklıkta yüzme havuzu, c. Söz konusu kaslar üzerine ılık ıslak kompresler, hafif masaj antifilojistik ilaçlar (voltaren, tilcotil gibi) antioksidan C ve E vitamini. 

7- Strain (Kas gerilmesi) nedir?

Kas gerilmesinde her zaman geri dönüşü (reversibl) bir işlevsel kas yaralanması söz konusudur. Bu noktada ani eksantrik (kasın boyunun uzadığı) kas faaliyeti sırasında kas elastikiyetinin sınırına eriştiği, fakat bu sınırın aşılmadığı bir durum söz konusudur.  Bu sınırın aşıldığı noktada artık kas gerilmesinden söz edilemez, o zaman kas zorlanması veya parsiyel kas yırtılmasından söz edilir. Kas gerilmesi kas liflerine paralel meydana gelir. Özellikle de kas-tendon bağlantı bölgelerine rastlar. 

8-Kas zorlanması nedir?

Burada birkaç veya birçok kas lifi anatomik olarak zarar görür. Kas zorlanmasında kas liflerinin sıklığı ve elastikiyeti zorlanır. Bağ dokusu ve tek tek kas lifleri kopar. Kasın devamlılığı korunur. 

9-Parsiyel (Kısmi) kas yırtığı nedir?

Burada kas lifi demeti büyük oranda zarar görür. Parsiyel (kısmi) kas yırtığında yerinde kas liflerinin büzülmesi söz konusu olur. Parsiyel (kısmi) kas yırtığı maksimum kontraksiyon (kasılma) sırasında oluşur. Bunu uyaran etken, tek tek kas liflerinin geriliminin ani değişimi ile ortaya çıkan hareket uyumsuzluğudur. Bu değişim iki etken sonucu oluşur:

a.  Kuvvetli direnç. 
b.  Zıt kasların kontraksiyonu

10-Kas yırtılması nedir?

Kas yırtılmasında elle hissedilebilen ve gözle görülebilen bir kas erimesi söz konusu olmaktadır. Kas yırtılması birdenbire olur ve buna ilgili kas gruplarında şiddetli ağrı eşlik eder. Kas yırtılmasının nedenleri iki tanedir:

a. Maksimal kontraksiyonda (kasılmada) hareket koordinasyonsuzluğu.
b.  Kasılmış kasın şiddetli bir dirence karşı ani hareketi. 

11-Kas yırtığını hazırlayıcı etkenler nelerdir?

Bu etkenler dört ana başlık altında toplanabilir. Bu başlıklar sırasıyla şunlardır:

a.  Soğuk ve kasların yetersiz kanlanması (yetersiz ısınma).
b.  Lokal ve genel aşırı yorgunluk.
c.  Yetersiz antrenman düzeyi. 
d.  Yarışma öncesi yapılan yetersiz hazırlanma

12-Myositis ossificans (Kas kemikleşmesi) nedir?

Kas kemikleşmesi gizli kas yaralanmalarının istenmeyen sonuçlarından biridir: Burada bir kas yaralanmasının, çeşitli nedenlerle tam olarak tedavi edilmemesi sonucu kas içinde kemiğe benzer bir yapı oluşur. Kısaca iyi tedavi edilmemiş kontüzyon ve hematomun sık rastlanan bir komplikasyonudur. Bu da kasın ait olduğu eklemde ağrı ve çalışma bozukluğuna yol açması demektir. 

13-Kas kemikleşmesi neden oluşur?

Kas kemikleşmesi aşağıdaki nedenlerden oluşur:

a.Tam iyileşmemiş kas yaralanmasına yüklenilme. 
b.Nedbe oluşmasını önleyecek ilaçların o dönemde lokal olarak kullanılması. 
c.Yen kas zorlanması ve kanamalara neden olabilecek şekildeki masajlar, yanlış masaj. 

14-Kas kemikleşmesi genelde nerede görülür?

Kas kemikleşmesi genelde sporcularda M.  Quadriceps femoris (Dörtbaşlı uyluk kası) ile kalça adduktörlerinde (bacağın içeriye doğru kapanması) görülür. 

15-Eklem faresi nedir?

Eklem faresi, herhangi bir nedenle bir kıkırdak parçasının kopup, eklem içinde hareket etmesidir. Sonuçta bu oluşum eklem fonksiyonlarını bozar.
 
16-Masajın spor yaralanmalarındaki rolü nedir?

Sportif kas yaralanmalarından korunmada ve yaralanmanın tedavisinden sonra masaj bir rol oynamaktadır. Masaj, kasları maksimum çalışmaya hazırlamakta ve kas yaralanmalarından korumaktadır. Ayrıca, antrenman veya yarışma sonrası oluşan yorgunluk verici maddelerin kas hücrelerinden daha süratli uzaklaşmasına yardım eder. 

Masajın fizyolojik etkileri şunlardır:
a.Kan ve lenf dolaşımını düzenler: Burada refleks yoluyla arteriol (küçük atardamar) ve kapillerin genişlemesini sağlamak suretiyle aktif rol oynar. Venlerin ‘toplardamarlar) boşalmasına yardımcı olmak suretiyle de mekanik olarak görev yapar. 
b.Uyarma ve sakinleştirme yoluyla sporcunun kendini subjektif olarak daha iyi hissetmesini sağlar. 

17-Soğuk tedavisi ne zaman yapılmalıdır?

Soğuk tedavisi, sportif sakatlıkların tedavisinde kullanılan ana tedavi yöntemlerinden biridir. Soğuk tedavisi yaralanmadan sonraki ilk 48-72 saat içinde yapılmalıdır. 

18-Soğuk tedavisinin yararı nedir?

Soğuk uygulama ile yaralanan bölgede kan akımı azalır. Dolayısıyla kanama azalır. Tüm spor yaralanmalarından veya sakatlanmalarından sonra şişlik ve kanamaya ait işaretler kaybolana kadar soğuk tedavisi yapılmalıdır. 

19-Soğuk tedavisi nasıl yapılmalıdır?

Soğuk uygulaması 2 saatte bir, 20 dakikayı geçmemek kaydıyla buz torbaları ile uygulanabilir. Bir günde toplam uygulama süresi 2 saati geçmemelidir. 

Eğer soğuk tedavisi derin dondurulmuş jellerle yapılıyorsa, 20 dakika yerine 13-14 dakika yeterlidir. Soğuk uygulanan alanda deri direkt temastan korunmalıdır. 

20-Bandajlamanın önemi nedir?

Eklemde instabilite (sabitliğini yitirmesi) olması spor sakatlığı için hazırlayıcı bir faktörü oluşturmaktadır. Bandaj özellikle instabil eklemlerde fizyolojik hareketlilik sınırlarının ötesinde olabilecek hareketlere karşı eklemi korur. 

21-Kontüzyon nedir?

Direkt bir travma karşısında cilt altında dokuların aşırı derecede ezilmesidir. Kılcal (kapiller) damarlardaki kan cilt altında toplanır ve bir şişlik oluşturur. 

22-Hematom nedir?

Travma (darbe) şiddeti ile kılcal damarlardan dışarıya çıkan kanın yumuşak kısımlar arasında belirli birsahada toplanmasından ibarettir.

23-Fraktür(Kırık)nedir?

Travma (darbe) ve diğer nedenlerle kemiğin anatomik bütünlüğünün bozulmasına kırık denir. Kemiğin devamlılığının bozulması basit bir çatlak, geniş bir ayrılma veya çok parçalı olabilir. 

24-Kırık neden oluşur?

Genel olarak kırıklar ya travma (darbe) ile oluşur ya da patolojik (hastalık) nedenlerle oluşur. 

Burada travmaya (darbe) dayalı kırıkların oluşmasında kemiği dıştan ve içten etkileyen kuvvetlerin şiddeti, travmanın (darbe) geliş yönü ve etkileme süresi kırığın durumunu belirler. 

Kırığın oluşmasına neden olan kuvvetler itici, çekici, sıkıştırıcı veya makaslayıcı kuvvetler olabilir. Ayrıca hastalık, yorgunluk veya yaşlılık nedeniyle doku direncinin bozulması, kemiklerde kırık oluşmasına neden olur. 

25-Fissür (Çatlak) nedir?

Çatlak özünde bir kırık çeşididir. Burada yani çatlakta kemiğin devamlılığı sadece bir çatlak ile bozulmuştur. 

26-Distorsiyon (Burkulma) nedir?

Burkulma bir eklem zorlanmasıdır. Üç çeşit burkulma vardır. Birinci derece burkulmada eklem hafif zorlanmıştır. İkinci derece burkulmada eklem bağlarında bazı kopmalar oluşmuştur. Üçüncü derecede burkulmada ise bağlar tamamen kopmuştur. 

YARALANMALARDA SOĞUK UYGULAMA

Yaralanmaya bağlı, yaralanmış bölgede şişme ortaya çıkar. Ortaya çıkan bu şişliğin iyileşmeyi olumsuz etkilemesi nedeniyle, yaralanmanın erken evrelerinde hızla giderilmelidir. Yaralanmayla beraber var olan ağrının da başarıyla yok edilebilmesi için soğuk uygulaması oldukça başarılı bir yöntemdir.

Soğuk uygulamasında en çok buz kullanılır. Yaralı bölgeye belirli bir süre uygulamada bulunmanız Sizi yakınmalarınızdan kurtaracaktır. Ancak buzu belirli bir süre uygulayabilirsiniz. Önce derinizde bir soğukluk hissedersiniz, sonra ağrınız azalır. Soğuma ilerledikçe yanma başlar ve sonunda o bölge uyuşur. Uyuşmayı hissettiğiniz anda soğuk uygulamasını kesmeniz gerekir. Uyuşma hissini, ağrınızın kesildiği andaki "uyuşma"hissiyle karıştırmayınız. Ancak çok uzun süre buz uygulamayınız. Çünkü uzun süreli uygulamalarınız donmalara ve sinir yaralanmalarına neden olabilir.

Soğuk uygulamasının süreleri uygulanan bölgelere göre değişir. Kemikli bölgelerde aşağıda yapılan uygulama önerilerinin kısa olanını, yağ tabakasının kalın olduğu bölgelerde soğuğu uzun uygulayabilirsiniz.

Soğuk uygulamalarında her zaman buz ya da soğutucu ile deri arasında ince bir bez kullanınız. Bu derinizin zarar görmenizi engelleyecektir.

Soğuk uygularken buzun kullanılması oldukça kullanışlıdır, ancak başka soğuk yayan araçlar da vardır. Aşağıda bu buz ve diğer araçlar kendi aralarında karşılaştırılmıştır:

BUZ TORBASI

OLUMLULUK: Kullanılan en eski yöntemdir. Bir poşete buz doldurun ve bir ince bez üzerinden deriye uygulayın. Buz torbasının derin dokuları soğutma etkisi iyidir ve uzun etkilidir.Buz masajı gibi soğutucu yöntemlerden daha etkindir.
OLUMSUZLUĞU: Buz torbasını bedenin belirli biçimini almasında yetersiz kalmaktadır. Poşeti tamamen buz ile doldurmazsanız ya da daha küçük parçalı buz kullanırsanız, daha kolay bedene uyar. Buza alternatif dondurulmuş bezelye, mısır ya da nohuttur. Böylece torbanın kolunuza ya da bacağınıza kolay yerleşir. Torba ile deri arasına ince bir havlu ya da bez koymayı unutmayınız.

UYGULAMA SÜRESİ: 10-30 dakika.

JELLİ PAKETLER

OLUMLULUK:İçinde defalarca dondurulup, çözülebilen jel bulunur. Jelli paketleri kullanıma hazır olmak üzere buzluğunuzda saklayınız. Paketler donmalarına rağmen esnekliklerini korumaktadırlar ve böylece bedeninize kolay uyum sağlar.
OLUMSUZLUĞU: Jellerin soğutma özellikleri daha fazladır. Bu nedenle kullanımlarında özel dikkat gerektirirler. Bu nedenle asla doğrudan deriye uygulamayınız ve bir havluya sarınız.
UYGULAMA SÜRESİ:10 dakikadan uzun süre uygulamayınız.

KİMYASAL BUZ TORBALARI

OLUMLULUK: herhangi bir buzluğa konulmadan, torbaya yapılan sıkıştırılma hareketi ile soğukluk yaratır. Özellikle saha koşullarında ve doğa koşullarında kullanışlıdırlar.
OLUMSUZLUĞU: Fazla soğutmazlar, ama yine de iyi bir ilk yardım aracıdır.
UYGULAMA SÜRESİ: Çok fazla soğutmadığı için 30 dakika süreyle doku üzerinde tutulabilirler. Torba doğrudan deri üzerine uygulanabilir.

İMERSİYON

OLUMLULUK: Yaralı ayak, dirsek ya da elin buz parçalarıyla dolu kovaya konmasıdır. Bu yöntemle yaralı bölge tamamen buz ile temas eder.
OLUMSUZLUĞU: Başka beden bölgelerine kolayca uygulanamıyor.
UYGULAMA SÜRESİ:10-20 dakika.

BUZ MASAJI

OLUMLULUK: Dairesel hareketlerle buzun deri üzerine sürtülmesidir. Kolayca yapılır ve yaralı bölge doğrudan hedef alınır.

OLUMSUZLUĞU: Uygulanan soğuk, diğer yöntemlere göre daha kısa ve daha az derinlere nüfus eder.

UYGULAMA SÜRESİ: Ayak bileği gibi kemikli bölgelere uygulandığı durumlarda 7-10 dakika, deri altı yağ dokusunun kalın olduğu bölgelere uygulandığında iki misli süreye gereksinim vardır.

Yaralanmaların erken evrelerinde buzun yararı büyüktür. Ek yöntemlerin de uygulanmasıyla doku yangısı daha hızlı gerileyecektir (dinlendirme, sıkıştırma). Buzu ya da soğuğu belirli aralıklarla uygulayınız. Uygulamalar sırasında bedeninizin sesini dinleyin. Derinizin zedelenmesine izin vermeyin.

Erken evrede doku şişmesine neden olabileceği için, yaralanmalardan ancak 48-72 saat sonra ısı uygulamasına geçiniz.

Buzu herkes uygulayamaz. Özellikle yüzeyel damar hastalığı olanlar (Reynaud Fenomeni) ya da diabeti olan bireylerde dikkatli olmak gerekebilir 

(Soğuk Uygulama Kaynak: Yrd. Doç.Dr. Hakan Yaman)
Kaynak: sporakademisi.com

Başa Dön

 

 
 

 

 
OGSİM © 2011 - Tüm Hakları Saklıdır. E-mail: ogsim@gmail.com